18 Ocak 2010 Pazartesi

Lucas Neill: Uzun Süre Galatasaray'da Kalacağım..



Galatasaray’ın yeni transferi Avustralyalı Lucas Neill Galatasaray Televizyonu’na verdiği ilk röportajda transferinden hedeflerine kadar birçok konuda açıklamalar yaptı.

Neill Galatasaray ailesine hoşgeldin diyoruz. Havaalanına inişinden itibaren neler hissettin ?

Galatasaray gibi büyük camiaya katıldığım için, onun futbolcusu olduğum için çok mutluyum. Gelmeden önce zaten söylentiler vardı. Bizim taraftarlarımızın yeni gelen futbolcuları nasıl karşıladıklarına dair. Tam tersi fazlasıyla gördüm bu ilgiyi. Bu bir futbolcuyu çok mutlu eder. Onu özel hissettirir. Bana gösterilen ilgi çok özel olduğumu ve Galatasaray’ın çok özel kulüp olduğunu hissettirdi.

Transfer öykün sen daha Türkiye’ye ayak basmanda büyük merak konusu oldu. Sen bu süreçten kısaca bahseder misin? Transferin nasıl gerçekleşti?

Geçen hafta oynanan Arsenal-Everton maçından sonra kulübüme böyle bir teklifin geldiğini duydum. Kulübüm bana Galatasaray’la görüşmem için izin verdi. Bu son derece heyecanlanmamı sağlayan, gurur verici bir durumdu. Olaylar bir hafta içinde gelişti, Galatasaray’a transfer kararını düşünmek için çok vakit kaybetmedim. Umarım uzun süreler burada kalıp, büyük başarılara imza atarım.

Galatasaray’a gelirken neler düşündün? Birçok eski arkadaşın ve hocan burada, onların buradaki varlıkları hakkında neler söylemek istersin?

Galatasaray’a gelme kararımı çok kolaylaştıran bazı etkenler vardı. Bunların başında tabiki arkadaşım Harry Kewell geliyor. Zaten Galatasaray’ı uzun zamandır takip ediyorum. Liderle aramızda önemli bir puan farkı olmadığını, UEFA Avrupa Ligi’nde başarılı bir grafik çizdiğini biliyorum. Johan Neeskens’le 2006 Dünya Kupası’nda beraber çalıştık, o da sevdiğim bir insandır. Frank Rijkaard’da bir efsane. Bu tür etkenler bir araya gelince buraya gelme kararım çok kolaylaştı. Ben de bir an önce bu takımın gerçek anlamda bir parçası olmak, Türkiye’de ve Avrupa’da başarılara imza atmak istiyorum.

O unsurları tek tek tanımlayacak olursan neler söylemek istersin? Harry Kewell’la olan ilişkini ve takıma verebileceklerinden bahseder misin?

Harry Kewell’ı 16-17 yıldır tanıyorum. O Avustralya futbolunun yetiştirdiği en büyük yıldızlardan biri, hatta belki de en büyüğü. Çok iyi, çok kaliteli, Avustralya Milli Takımı için önemli gollerin altında imzasını atan bir futbolcu. Her zaman çalışmayı seven, antrenmanda verebileceğinin maksimumunu vermeye çalışan, üst düzey bir futbolcu olarak nitelendirebilirim kendisini. İyi bir arkadaşlığımız var. Bu sene Galatasaray için çok önemli işler yaptı, önemli gollere imza attı.

Buraya gelmeni sağlayan etmenlerden Johan Neeskens’i sormak istiyorum. Neeskens’in senin için ‘’Avrupa’nın her takımında rahatlıkla oynayabilir’’ şeklinde bir açıklaması var. Johan Neeskens faktörüyle ilgili neler söyleceksin?

Johan Neeskens’de burayı tercih etmemdeki en önemli faktörlerden biri. Benim hakkımda böyle bir yorum yapmış olması beni ayrıca onurlandırdı. Johan Neeskens tartışılamayacak kadar muhteşem olan kariyerinin yanısıra muhteşem bir insan, takımda futbolcuların her zaman en iyi arkadaşıdır. Futbolcuları anlattığı hikayelerle, yaptığı konuşmalarla çok mutlu eden süper bir insan.

Yıllarca formasını giydiğin Milwall’un taraftarları meşhurdur. Onlar da takımlarını tıpkı Galatasaray taraftarları gibi çok iyi desteklerler. Galatasaray taraftarı hakkında neler söylemek istersin?

Galatasaray taraftarları hakkında bilgim var, kendilerini birçok kez televizyon vasıtasıyla seyretme şansı buldum. Avrupa maçlarında olsun, lig maçlarında olsun takıma büyük destek verdiklerini biliyorum. Şu anda stadımızın kapasitesi yaklaşık olarak 25.000. Ama sahaya ulaşan sesler tribünde 75.000 taraftarın olduğunu düşündürüyor. Takımlarını tutkuyla desteklediklerini çok iyi biliyorum. 25.000 kişinin bu kadar ses çıkarabildiğini düşününce önümüzdeki sene yeni stadımızda nasıl bir atmosfer oluşabileceğini tahmin dahi edemiyorum.

Peki meşhur bir lakabın var; Kuş Avcısı. 2006 Dünya Kupası’nda arkadaşına pas atmak isterken pası sahaya konan kuşa isabet ediyor ve top geldikten sonra kuş ölüyor. Ondan sonra adı Kuş Avcısı’na çıkıyor. Türkiye’deki Galatasaray taraftarlarının kendisine böyle hitap etmesinden memnun olur mu?

Bu olay 2006 yılında Özbekistan’da meydana geldi. Beni çok üzen bir olaydı. Taraftarlarımız bana ilk başlarda bu şekilde seslenebilir. Ama ileriki zamanlarda benim oyun stilimle taraftarlarımız belki farklı lakaplar da takabilir.

Günün sorusuna geçelim. Ülkemizde herkes Haldun Üstünel ve ekibinin başarısını konuşuyor. Şimdide Premier Lig’de istikrar abidesi olan Neill’i getirdi diyor. Herkes Haldun Üstünel’in seni getirmek için ne yaptığını merak ediyor diye sormuş taraftarımız.

Haldun Üstünel’in bana yaklaşım tarzı, kulüple ilgili anlattıkları ve benim transferimde çok kararlı olması benim imzamı kolaylaştırdı.

Çok fazla detay vermek istemiyor herhalde.

Tabiki Haldun Bey’in benimle bu denli ilgilenmesi, Galatasaray gibi bir kulübün benimle ilgilenmesi beni gururlandırdı. Şimdi sıra bende artık. Bu olumlu şeylere benim cevap vermem gerekiyor.

Röportajın tamamı: Lucas Neill

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder