basın yalan yazıyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
basın yalan yazıyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2010 Pazar

Son Günlerin Modası..



Bugünlerde moda; Galatasaray'a saldırmak.. Televizyonlarda ve gazetelerde gün geçmiyor ki bir haber çıkmasın. Haber aslı olunca bir anlam taşır ama bu haberler saldırı amaçlı olunca mide bulandırıcı oluyor, insanları soğutuyor..

İşte bu saldırıların odak noktası olan Galatasaray Futbol Takımı hakkında konuşalım isterseniz.

Başında dünyanın en büyük 10 teknik direktörü arasında gösterilen Frank Rijkaard.. Hiçbiryerde görmediği bir şekilde eleştiriliyor. Kimbilir bazıları O'nun Barcelona'da yaptığı gibi bir sistem takımı yaratmasından çekiniyor. Baltalama ve yıldırma politikalarını sonuna kadar kullanıyorlar.

Futbol cambazı Keita hakkında O'nun ne kadar asabi bir oyuncu olduğu üzerinde duruyorlar. Hatta zamanında bu kulübün ekmeğini yiyen şişko eski futbolcu bozuntuları çıkıp, -bu normal bir oyuncu- deme cesaretini bile gösterebiliyor. Kim bilir belki de bu oyuncu zamanında para için -zaten ben çoçukluğumdan beri bu takımı tutuyorum- dediği günleri, kendi karekterini unuttu bu insanlar sanıyordur..

Kewell hakkında -hasta- dediler, -ölür- dediler. Baktılar olmuyor -60 dakikalık oyuncu- dediler. Baktılar yine olmuyor, bu sefer adamı dünyada transfer etmedik takım bırakmadılar. Herhalde Kewell menajerlerine dese bu kadar haber yaptıramaz. Ki O öyle bir fenomen bir insan ki bu söylentilerden rahatsız olduğunu, sadece amacının futbol oynamak olduğunu söyledi. Belki de basın, padişah kavuğu giyip idmanlarda maymunluk yapmadığı için gitmesini istiyordur.

Elano, Brezilya Milli Takımı için ne kadar önemli bir oyuncu iken bizim o çok bilen bohem basınımız adam hakkında yazmadıklarını bırakmadılar. O'nun 50 metre öteye attığı ayağa pasları görmezden gelip akıllarına ne gelirse yazdılar. Acaba oyunun yönünü bu kadar hızlı değiştiren bir adam birilerinin işine mi gelmedi? Kimbilir gece alemlerinden yorgun düşen futbolcularının, o yönü değişen ataklara karşı koyamayacağından korktular belki de..

Arda gibi son zamanların kısır Türk futbolunda parlayan yıldızını her alanda yıpratmak istediler. Hakkında kendi köşelerinde akıl almaz yazılar yazdılar ama unuttukları birşey vardı. Bu futbolcu Türk Milli Takımı forması giyiyor. O'nu eleştirip yok etmeye çalışan at gözlüler acaba bu milleti ne kadar çok seviyor ya da bu ülkenin evladı mı ?

Neyse bütün bunlara rağmen amacımız kendi yolumuzda gitmek olduğu sürece, rakibi yok etmek için her türlü oyunu oynamadığımız sürece, biz daha çok Avrupa'dan kupalar getirirken, onlar Türkiye Kupası'nı bile müzelerinde göremezler..

ultrAslan gogociga

Asıl Hain Kim Bunu İnsanlara Soralım!



Son zamanlarda dünyanın güzide spor basınlarından olan basınımızda bir Galatasaray’a saldırma aldı başını gidiyor. Yaptıkları yalan haberleri yalanlamaktan Galatasaray resmi sitesinde normal haber okuyamaz olmuş durumdayız. Bütün bu işkenceler yetmiyormuş gibi bir de artık çok bohem eski futbolcu parçası yazarlarımıza futbolcu beğendiremiyoruz. Bu bohem amcalar (ya da amca mı desem?) sahada yerden yere vurmayı bıraktı artık futbolcularımızın karekterine ait yorumlarda yapmaya başladı, nereye nasıl ne şekilde geldiğini unutup, aslında kutsal olduğunu düşündüğümüz tüm değerleri çiğneyerek bunu yaptı..

Bu futbolcumuzun adı Hakan Ünsal.. Kendisi 1973 Sinop doğumludur. Futbol dünyamıza Karabükspor'da yaptığı çıkışla girmiştir. Henüz 21 yaşında iken 1994 yılında Galatasaray’a transfer olmuş fakat 2 koca sezon boyunca orta yapmayı bir türlü öğrenememiştir. 2 sene yatıp yuvarlanan bu şahısa, bir gün kalk git denmemiştir, parasının tek bir kuruşu bile kalmamıştır. 1996’da Fatih Hoca’nın gelişi ve yontulması gereken bir futbolcu olmasına karar vermesi üzerine bazı gelişmeler göstermiştir. Herkes idmanda düz koşu yaparken bu futbolcu durmadan binlerce orta yapmıştır idmanlarda sadece. En sonunda biraz olsun orta yapmayı öğrenince ilk onbire girmeye başlamış, kendisini göstermiştir. Galatasaray formasını terlettiği süre içerisinde bunun karşılığını para olarak, dünyada tanınarak fazlası ile almıştır. Bunların getirisi olarak 2002 yılında O’na tamda ihtiyacımız olan bir sezonda biranda bizi bırakıp iİgiltere’nin yolunu tutmuştur. Kendisi yazılarında yazdığı gibi çok fedakar olduğundan yeni yapılanan takımın yapı taşı olacağı bir zamanda bizim yerimize İngiliz ekibinin vereceği paraları düşünmüştür. Çünkü o yıllarda kulübün yıllardır biriken borçları yüzünden bir sıkışıklık içinde olduğunu hepiniz hatırlarsınız. Neyse bizi bırakıp giden bu arkadaş orada formanın pahalı olduğunu görünce kendisini hoca olarak bugünlere getiren Fatih Hoca’yı aramış, -ne olur beni kurtarın- demiştir. Fatih Hoca’nın isteği üzerine Galatasaray’lı futbolcusunu -sözde- düşünmeyen yöneticiler gidip tekrar transfer etmiştir bu futbolcuyu.. Hakan Ünsanl’ın dönüşünde ettiği teşekkür ise çok manidardır.

Hakan Ünsal- Buraya Fatih Hoca ile çalışmaya geldim. Çok mutluyum..

Bu laf o aralar aramızda tartışma konusu olmuş bir laftır. Çünkü buraya gelen futbolcu arma için forma için gelmelidir öncelikle. Hocanın kim olduğu sadece faktörlerden biridir. Şuanda hain diye yazdığı O’na göre yabancı bize göre bu armanın askerleri hiç bilmedikleri bir lige ve ülkeye giderken bile -çok mutluyum çünkü Galatasaray, Avrupa’nın en büyük takımlarından biri- diye gelmişlerdir. Bu görüşlerinden asla şaşmamışlardır, kendi ülke basınında olsun, Avrupa’nın değişik haber kanalları olsun verdikleri demeçte hep Galatasaray olgusunu öne çıkarmıştır. Galatasaray’ın büyük bir aile olduğundan bahsetmiştir. Hatta o hainler 90+ dakikada oyuna girmesine rağmen onu oyuna sokan teknik direktör bu takımın efsane bir futbolcusu olduğu için, takımın teknik direktörü olduğu için onu övmüş, -hocam ne zaman görev verirse bu forma için oynarım- demiştir. Benzer bir olay bu eski futbolcunun başına gelse düşünmek bile istemiyorum..

2005 yılında futbolu Rize’de bırakan bu arkadaş sonradan Lig tv, daha sonra da NTVspor’da yorumculuk yapmıştır. Nedense buradaki yorumlarında devamlı olarak onu bugünlere getiren Galatasaray değil de boğazın karşı yakasındaki takım gibi yorumlar yapmıştır. Anlaşılmaz bir saldırganlığın son hamlesi ise, yıllarca O’na bu paraları veren O’nu bugünlere getiren camiaya akıl almaz şekilde galiz laflar söyleyen bir insan bozuntusunun genel koordinatörlüğünü yaptığı spor servisinde, spor yazarı olarak görev yapmasıdır. Bunu yaparken içinde yıllardır beslediği kıskançlığı yazılarına dökmeye devam etmektedir.

Bu çok namuslu eski futbolcu parçası oysa geçirdiği iki kritik diz ameliyatından sonra bu kulübün kendisine nasıl sahip çıktığını nasıl unutabilir. Üstelik kariyerinin sonuna gelmiş bir futbolcu için yapılmıştır bu davranış. Şuan yazılarında hizmet ettiği camia ise yabancı kontenjanını doldurmasın diye kendisinin üst üste iki kez geçirdiği sakatlıktan sonra futbolcuyu kendi ülkesine paketlemiştir. Ve her nedense bugün Galatasaray ile dünyanın sayılı yıldızları anılırken o takım ile bu isimleri yan yana bile gelmemektedir. Çünkü bu söz konusu takımdan bir tane mutlu ayrılan yabancı yoktur son zamanlarda.

Neyse yazıyı çok uzatmanın anlamı yok ama bu eski futbolcu parçası şunu unutmamalıdır. Herkes yazı yazabilir ama herkes vizyonu kadar görüş bildirebilir ve bu görüşler insanlar tarafından bu vizyonlar içerisinde değer görür..

Ve it ürüse bile bu kervan yürür…

ultrAslan gogociga

14 Ocak 2010 Perşembe

Hürriyet Bitti Sıra Zürriyetinizde!




benjcev'den alıntıdır

"bir dönem Türkiye'de de gazetecilik yapan ve daha sonra Fenerbahçe'nin eski oyuncusu Moldovan'ın kuzeni ile evlenip İsviçre'nin Zürih kentine yerleşen Yasemin Akduman Pelosi, hurriyet.com.tr adına FIFA'nın ödül töreninde tanıştığı Barcelonalı Messi'ye 0034634......... nolu cep telefonundan ulaştı.."


Zürriyet ekibi, yine büyük bir gazetecilik başarısına imza atarak, olmayan GSM operatöründen Messi'ye bağlanabilmiş.

İnandırıcı olsun diye Messi'nin cep telefonu kodunu da veren zürriyet gazetesi bu haberle nirvanaya ulaşmanın mutluluğunu yaşıyor olsa gerek. İlk okuduğunuzda aksi hiçbirşey gözükmüyor. Hatta Khalkedon kuşları için oldukça keyifli bir haber bu..

Yalnız işin ilginç yanı İspanya'da 634 ile başlayan bir GSM operatörü yok. 0034 İspanya'nın kodu fakat operatörlerin kodları:

Amena-654, 655, 656
Movistar- 606, 609, 616, 626, 629, 630, 636, 639, 646, 649, 659, 669, 676, 679, 686, 696, 699
Vodafone-600, 607, 610, 617, 627, 666, 667, 670, 677, 678, 687

Bu haberi yaptınız ya bravo. Bu şekilde ezikliğinizi üzerinizden atmaya çalıştıkça battığınızın farkında bile değilsiniz. Aferin devam edin gittiğiniz bu yolda saatinin ayarı bozuk ercan ve saz arkadaşları.